Su savaşları çıkar mı?

Bu sorunun hem çevre ile ilgisi var hem de denizlerdeki kaynaklarla ilgisi var. İkisi de gelecekte su savaşlarına neden olabilir.

Çevresel olarak baktığımız zaman su kaynaklarının tükenmesi, kirlilik ve kıtlık karşımıza çıkıyor.

Afrika ülkelerindeki su sıkıntısını görüyorsunuz.

İklim değişikliğini de düşündüğümüzde su sıkıntısı ve kıtlık önümüzdeki yıllarda tüm dünyayı etkileyecek gibi gözüküyor.

Bu nedenle sularımızı israf etmeden kullanmamız gerekiyor. Herkes elini taşın altına koymalı ve yaşamında israfı önleyici sıfır atık projelerine elinden geldiğince destek olmalı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık Projesi dünyaya örnek olmuştu.

Dünyanın çevresel açıdan yaralar aldığını her fırsatta dile getiren Emine Erdoğan, “Bugün yapacağımız davranış tarzı değişiklikleriyle, bu yaranın kabuk tutmasını, sonra da iyileşmesini sağlayabiliriz. Ne plastik işgaline uğramış okyanuslar ne su savaşları, ne de kıtlık, kaderimiz değil” mesajları vermişti.

Yani herkes yaşamında küçük de olsa bazı değişiklikler yaparsa çevreye katkıda bulunabilir.

Akdeniz ve Kızıldeniz hakimiyeti

Su savaşları açısından bir diğer konu ise denizlerdeki hakimiyet. Akdeniz ve Kızıldeniz başta olmak üzere stratejik denizler.

Akdeniz’de 100 üstünde savaş gemisi var. Bölgedeki gelişmelere göre de gelen gemilerin büyüklüğü değişiyor. Onlarca denizaltı var.

Ortadoğu’da savaşın büyüme ihtimaline göre de devletler güçlerini bu bölgeye kaydırıyor.

Akdeniz’in gaz gibi doğal kaynakları da tüm ülkelerin gözünün bu bölgede olmasını sağlıyor.

Libya’da, Suriye’de, Irak’ta yaşananların da tüm bu zenginliklerle ilgisi var.

Umarım gelecekte su savaşları artmaz ve bölge biraz olsun huzurlu olur.

Emeklilerin maaş beklentisi

Hükümetten gelen açıklamalar memur ve memur emeklisinin maaşına yüzde 50 artış yapılacağı yönünde. Ya diğer emekliler.

Geçen dönemde çalışanlara ve emeklilere yapılan artış oranları farklı olmuştu. Seyyanen memurlara yapılan 8000 liralık artış emeklilere yapılmamıştı.

Çalışan çalışmayan emeklilere yönelik ayrı tutulan 5000 liralık ikramiye yanlışından sonradan dönülmüştü.

Temmuzda en az artışı emekliler yüzde 25 olarak almıştı. Hükümetten de bunu düzeltmeye yönelik adımların geleceğinin işareti verilmişti.

Şimdi gözler emeklilerin maaşına yönelik güzel bir artış olmasında. Emekliler bu artışı dört gözle bekliyor. Bizden duyurması.

Savaşta doğmak savaşta ölmek

Film adı veya senaryosu değil bu. Gazze’de şimdi yaşanan gerçek hikâye.

Başrolünde ise çocuklar ve bebekler var.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ile geçtiğimiz günlerde yaptığımız sohbette Gazze’de ölen bine yakın çocuğun bir yaşın altında olan bebekler olduğunu söylemişti. Bu sayı günden güne de artıyor.

İsrail’in bombalaması nedeniyle sürekli Gazze’den çocuk ölümleri haberleri geldikçe bu sözler aklıma geliyor.

Bir de daha gözlerini bile açamadan ölen masum bebekler.

Bir önceki yazımın başlığı ‘Gazze’de çocuk olmak’ idi.

10 bine yakın çocuk öldü Gazze’de.

İnsan düşündükçe çıkmaza giriyor. Düşünsenize Gazze’de her 10 dakikada bir çocuk katlediliyor.

Son olarak da İsrail Gazze’deki doğum merkezine saldırmış. Bebekler abluka altında ölümü bekliyor.

‘İnsanlık ölmedi’ demek çok zor bugünlerde. Çünkü her gün Gazze’de çocuklar ölmeye devam ediyor.

Erdoğan’dan özel talimat

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan Bakanlar Kurulu toplantılarının ilk maddelerinden birini deprem ve sonrasında bölgeye yönelik yapılanlar oluşturuyor.

Edindiğim bilgi Erdoğan her bakanın bölgeye yaptıklarını dinleyerek yaraların sarılması ve hayatın yeniden hızlı olarak başlamasına yönelik çalışmalarla ilgili yeni talimat veriyor.

Erdoğan’ın özel talimatlarından biri ise hem deprem bölgesinde hem de diğer illerde yatay mimari ile çevre dostu yapılar yapılması.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x